İÇ TİCARET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Pazar Yerleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapıldı

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı,  "Ticaretin ve siyasetin nabzının tutulduğu pazar yerlerimizi, tüm dünyaya örnek olacak hale getireceğiz" dedi.

Yazıcı, Pazar Yerleri Hakkında Yönetmelik'in bazı hükümlerinin, uygulamada ortaya çıkan yeni ihtiyaçlar nedeniyle değiştirildiğini ve söz konusu değişikliklerin 13 Temmuz 2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandığını anımsattı.

Belediyelerin hizmet verdiği ilçe sınırlarında tüketicilerin sağlıklı, kaliteli ve ucuz ürün almaları noktasında sorumluluklarının bulunduğunu ifade eden Yazıcı, belediyelerin modern pazar yerleri kurma çalışmalarını yakından takip ettiklerini söyledi. Bakanlık olarak bu konuda belediyelere destek verdiklerini anlatan Yazıcı, pazar yerleri ve pazarcı esnafının daha uygun koşullarda çalışabildiği, tüketicilerin daha çağdaş ortamlarda alış veriş yapabildiği mekanların gün geçtikçe artacağını ve Türkiye'nin, esnafıyla, tüketicisiyle birlikte el ele kalkınacağını kaydetti.

Yapılan değişikliklere göre, pazar yerlerinin imar planında belirlenmiş alanların yanı sıra, asıl tahsis amacını engellememek kaydıyla ayrılmış diğer alanlarda da kurulabileceğini anlatan Bakan Yazıcı, şu bilgileri verdi: " Pazar yerleri, belediyelerin yüzde 50’sinden fazlasına sahip oldukları iştiraklerce de kurulup işletilebilecek. Kapalı pazar yerlerindeki satış yerleri ile diğer yerler, süreli sınırlı ayni hak tesisi yöntemi kullanılarak kiralama yoluyla da işletilebilecek. Kapalı pazar yerlerinde lehine sınırlı ayni hak tesis edilen kişiler, satış yerlerini yapılacak sözleşmeler çerçevesinde üçüncü kişilere kiralayabilecek. Pazarcılar, belirli şartlar dahilinde zorunlu haller dışında da satış yerlerini üçüncü kişilere devredebilecek. Bunun yanında, pazar yeri kuracak veya işletecek belediye iştiraklerinin  anonim şirket şeklinde kurulması ve ödenmiş sermayesinin en az 250 bin lira olması öngörüldü."

Yönetmelik değişikliği ile ayrıca kapalı pazar yerlerinde otopark alanı ve havalandırma sisteminin bulunması zorunluluğunun getirildiğini kaydeden Yazıcı, "Semt ve üretici pazarlarındaki satış yerleri tahsis yoluyla işletilecek. Kapalı pazar yerlerindeki satış yerleri ile diğer yerler, belirli süreli sınırlı ayni hak tesisi yöntemi kullanılarak kiralama yoluyla da işletilebilecek Tesis edilen sınırlı ayni hak, tapu kütüğüne tescil edilecek ve süresi 10 yılı geçemeyecek. Satış yerlerinin işletilmesine yönelik işlemler, belediye encümeni kararı ile yapılacak." dedi.

Vatandaşların temel gıda ihtiyaçlarının karşılandığı pazar yerlerini, belirli standartlara sahip, çağın gereklerine uygun, güvenli ve sağlıklı alanlar haline getirmeyi amaçladıklarını belirten Yazıcı, "Hedefimiz, ticaretin ve siyasetin nabzının tutulduğu pazar yerlerimizi, tüm dünyaya örnek olacak hale getirmek" dedi.

Osmanlı döneminde hükümdarların pazar yerlerinde tebdil-i kıyafetle halkın arasına karıştığını, şikayetler ve talepleri dinlediğini anlatan Yazıcı, "II. Bayezid devrinde, 16. yüzyılın başında çıkarılan Bursa, İstanbul ve Edirne İhtisab Kanunnameleri, dünyanın en mükemmel ve en geniş belediye kanunudur. Bu kanun aynı zamanda dünyada tüketici haklarını koruyan ilk kanundur" dedi.

Türkiye'nin coğrafi konumu itibariyle sebze ve meyvede ürün çeşitliliği bakımından çok büyük avantajlarının bulunduğunu vurgulayan Yazıcı, Türkiye'de yılda 70 milyar liralık 45 milyon ton meyve ve sebze üretildiğini, üretilen meyve ve sebzenin sadece yüzde 5'inin ihraç edilebildiğini kaydetti. Kalan yüzde 95'lik kısmın iç piyasaya arz edildiğini ifade eden Yazıcı, bunların da yüzde 25'inin ambalaj ve sevkiyat eksiklikleri nedeniyle telef olduğunu, bir çok ürünün de kayıt altına alınamadığını söyledi. Yazıcı, yaptıkları mevzuat değişiklikleri ile tüm bu sorunları aşmayı amaçladıklarını sözlerine ekledi.